Son yazılar

9/03/2016

SEDECE ÜZGÜNSÜN ÖYLE Mİ?









Son dönem yazılarımdan biri Hayata Biraz Mola... yazıma BURADAN    ulaşabilirsiniz.
Hayat ve Bitmeyen Sınavları adlı yazıma BURADAN    ulaşabilirsiniz.
Amour Parfait - Kusursuz Aşk yazıma BURADAN   ulaşabilirsiniz.

Merhabalar, bu gün sizlerle beni gerçekten üzen ve oldukça düşündüren bir olayı paylaşmak istiyorum. Bu maalesef ki televizyonlarda gazetelerde sıkça rastladığımız hayatın çok çok acı bir gerçeği. Lafı fazla uzatmadan olaya ve beni düşündürdüklerine geçmek istiyorum. Aslında hepimizin ders alarak düşünmesi gereken bir konu bu. Ben buna acizlik, karaktersizlik diyorum.

       Oturduğum sitede az da olsa tanıdığım tatlı bir bayan var. Kendisi ve eşi yurt dışından geleli çok az bir zaman oldu. Çıtır pıtır yeni evli bir çift. Hafif kırık Türkçesi ile bizlere, kültürümüze uyum sağlamaya çalışan genç bir bayan. Eşi ise Türk. Ne güzel, eşine güvenmiş sevmiş ki tüm hayatını çok uzaklarda bırakmış eşinin peşinden gelip buralara yerleşmiş. O güne kadar hep gülen Mutlu seslerini duyar, el ele gezmeye gidişlerine şahit olurdum. Hatta bir gün birlikte yemek hazırlarlarken tesadüfen gördüm. İçimden ne güzel uyumlu bir çift diye düşündüm. Çünkü çiftler için ortak bir şeyler yapmak yapabilmek çok önemlidir. Bu birlikte lunaparka, eğlence merkezlerine gidip halka atmak, bowling oynamak bile olsa! ☺️
        Tüm bu güzelliklerin ardından hafta sonu bir gün öğleden sonra seslerini duydum. Hararetli konuşmalarını, arada sert çıkışlarını... Bu bir süre böyle devam etti. Bir komşu olarak elbetteki üzülüyor insan. Ama o an için elimden gelen bir şey yoktu. Hafif bir aile tartışması diye düşündüm. Bir kaç saat sonra bu hafif tartışma yerini şiddete, hakarete ve çığlıklara bırakınca içim içime sığmadı. Bir şeyler yapmam lazımdı. Polisi aramak istedim hemen ama en son o bayan ile konuştuğumuzda gelirken pasaport ile ilgili bir sorun yaşadığını öğrendim. Bu yüzden kendisi için farklı bir sıkıntı çıkmasını istemedim. Ama bu seslere onun çığlıklarına sessiz kalabilmek imkansızdı.   Ürkek bir şekilde kapılarını çaldım. Açan olmadı. Öfke ile insan her kötü şeyi yapabilir ona zarar verebilirdi bunun içinde korkum. Sonra yöneticiyi aradım ne yapacağımı şaşırmış bir şekilde. Hemen kendisi ve görevli gelip kapıyı çaldılar. Onlara da kapıyı açmadılar . Bir süre kapıda bekledik ve devam ederse polisi aramayı düşündük. Ama sesler normal konuşmalara dönmeye başladığında içimiz bir nebze olsun rahatladı. Fakat bir insan olarak her kim olursa olsun, istersek hiç tanımayalım yinede böyle bir durumla karşılaşmak bu olaylara şahit olmak inanın hiç hoş değildi. Sabaha kadar aklım komşumda kaldı. Ertesi gün ben anneme giderken kapıyı açtı, biraz konuştuk. Sebebini anlattı. Eşinin yaptığı kabalık, acizlik ayrı bir kötülük kavgalarının sebebi ayrı bir kötülük. Bir kere kadına el kadırmak, kadına şiddet de ne demek ti? Konu her ne olursa olsun, kadın haksız dahi olsa bu asla olmamalıydı. Ya şimdi utanmadan o kadının yüzüne nasıl bakabiliyordu acaba? Hem suçlu hem güçlü derler ya aynı o cinsten bir sebebi vardı erkeğin. Bu sevgi olamazdı asla. Acizlik, karaktersizlik, kişiliksizliğin en güzel göstergesiydi bence erkek için. Ve ertesi gün iki kelime ya da bir çiçek ile telafi. Ne acı! Sonra bir özür ve tek kelime " üzgünüm". Ona bunları yaşattıktan sonra sedece üzgünsün öyle mi?
Bazen insanları çözmek gerçekten çok güç ya da insanlar kendilerini, düşüncelerini, hayatlarını çözülmez düğümlerle bağlıyorlar sanırım. Bazen de geriye dönüp baktığında insan hafif bir toz bulutunun nasıl fırtınalara çevirildiğine şaşırıp kalıyor. O gün sabaha kadar ne düşündüm biliyor musunuz?
Sevmek güvenmek bu muydu? Evet insanlar tartışabilir, düşünceleri uyuşmayabilir ama sonuç bu mu olmalı yani? Bazen düşünüyorum da hiç mi bir karenin hatırı yok tu hafızalarda diye. Böyle çabuk üzeri çizildi anıların, mutlulukların, emeklerin, bakışların...

Yazımın başında da anlattığım gibi bu televizyonlarda, internetlerde, gazetelerde maalesefki sıklıkla gördüğümüz okuduğumuz türden haberlerlerden. Her zaman, olmamalı bunlar yaşanmamalı diyoruz ama evet sadece lafta kalıyor bu düşünceler. Yazımı okuyan beyler lütfen eşlerinizle konuşarak anlaşın. Şiddet, küfür, aşağılama, hiçbir şey için çözüm değildir. Evet o kadın belki çaresizlikten sizi terk edemez ama şunu bilin ki siz kendi değerinizi, insanlığınızı kaybedersiniz. Ve bunu her iki taraf için de söylüyorum ki geri gelmeyecek geri döndürülmeyecekler hatalar yapmamaya özen gösterelim. Çünkü bazı anların anıların tekrarı yok...Karıncayı dev yapmanın hiç bir anlamı yok. İnsanlar istedikten sonra gerçek sevgi yürekte olduktan sonra önünüzde dağlar bile duramaz. Sevginize sevdiğinize sahip çıkmayı bilin. Sadece kırmamak, kırılmamak, mutlu olmak için adım atın bu yeterli. Ve lütfen elinizi kadına vurmak için değil sadece saçlarını okşamak için kaldırın.

Sevgi ve saygının yanınızda olacağı güzel günler diliyorum.ı



Paylaş:

 
ÜSTTE ÇIK
Copyright ©Tüm Hakları Saklıdır.izinsiz kullanılamaz. 29.02.2016 Emelce Lezzetli Anlar .