Son yazılar

12/15/2016

BU ACININ TARİFİ KAYIPLARIN TELAFİSİ YOK


Bu yazımda işkenceye uğrayan çocuk, ölü bebeği kucağında ağlayan bir anne, feryat figan eden bir aile göremeyeceksiniz. Acıyı zaten sonuna kadar içimizde aşıyoruz. Her daim bu resimleri görüyoruz.

Merhabalar, bu akşam sizlerle biraz güncel biraz iç burkan bir konudan bahsetmek istiyorum. Evet sosyal medyada, televizyonlarda, gazetelerde kare kare yayınlanan fotoğraflar var. Gerçekten iç burkan gerçekten ' yeter artık ' dedirten. Evet evet yanıbaşımızda Halep te olan olaylardan bahsediyorum. O görüntüleri izlemek neredeyse imkansız, kan gölüne dönmüş sokaklar, ağlayan ve işkence edilen çocuklar, ölmüş çoçuklarının başında ağlayan anne babalar...


Geçmiş tarihlerden bu yana biliyoruz ki savaş hep ülkeler arasında malesef oluyor. Ama burada yanlış olan şudur ki; çocukların insanların hunharca canice katledilmesi, işkence edilmesi. İnsanın canını alabilecek tek yüce varlık yine bizleri yaratan Rabbimizdir. Hele hele işkence ile öldürmek akıl almayacak bir insanlık ayıbıdır. Hani derler ya ' düşmanında öldürmenin de bir şerefi şereflisi vardır' diye. Ben izlediğin videolara, ekranlarda sansürlü olanlarına bile bakamadığım fotoğraflara, seslere söyleyecek bir kelime bir söz bulamıyorum.

Haftasonu Beşiktaş Arena stadındaki bombalı saldırı da polislerimize karşı, devletimize karşı yapılmış hain saldırılardan biri olarak hafızalarımızda yeri alacaktır. Cana  kast etmek kimsenin hakkı olamaz. Bu insanlar şüphesiz ki asla cehennem neden var diye düşünmesinler. Bir evladı yetim bırakanlar, bile bile cana kast edenler, bile bile bir aileyi yok edenler,zulüm edenler cehennemin ateşini elbet tadacaktır denir. 
Ey insan evladı! O çocuklara işkence ediyorsunuz ya? Hiç düşünmüyor musunuz acaba sizin evlatlarınıza aynı şeyler yapılsa? Aynı acılara sizin gözlerinizin önünü de maruz bırakılsa? Ruhları, evlat, anne, baba merhametleri olsa bunları zaten yaparlar mı? Bir de işin bu yanı var elbette. Bizler biliyoruz ki bu işkencelere sessiz kalanlar suça iştirak etmiş kadar günaha girmektedirler. 

Bu sosyal medyada çok konuşulan bir konu oldu aslında. Suriyelilerin vatanlarından kaçarak ülkemize yerleşmeleri konusu. Bu konuda hepimiz acının kökenini büyüklüğünü düşünmeden yorumlara başladık. Hemen hükmümüzü verdik. Hiç kendi açımızdan düşündük mü peki? Kendi hayatımıza uyarladık mı olanları, o korkuları? Bizler evlatlarımız yanımızdayken bile düşebilir endişesini yaşarken ya da koşarken oynarken düşüp dizleri kanadığında akıttığı gözyaşlarına dayanamazken bir de o anne babaları düşünmek anlamak gerek diye düşünüyorum. Annemizi babamızı arıyoruz ve bir kaç saat haber alamadığımızda hemen aklımıza bin bir düşünce geliyor, paniğe kapılıyoruz. Komşuyu ulaşabileceğimiz en yakın kişiyi arıyoruz. Bir de annemizin babamızın, kardeşimizin hatta evladımızın gözlerimizin önünde öldürülüşünü gördüğümüzü işkenceye maruz kaldığını düşünsek? İçimiz titriyor değil mi? Hemen ' Allah korusun dediğinizi duyar gibiyim' buna ben de dahilim elbette.

Ey savaş yanlısı, bu resimlere kayıtsız kalan, vur emirini verenler neyin peşindesiniz? Hepimizin yaşayacağı, ihtiyacı olan bir ev bir iş bir yuva değil mi? Kan dökmek neden? Bir insanın canına kast etmek neden? Hepimiz bir lokma ekmeğin peşinde koşturup çalışmıyor muyuz? Hangimizin hangimizden üstünlüğü var? Sonunda hepimiz ölmeyecek miyiz? Kimimiz toprağa karışacak kimizim kimimiz ise ateşe... Neyi götüreceğiz ki ardımızdan bu çaba niye? Ne zaman bu kadar vicdansız olduk? Ne zaman taşa döndü kalplerimiz? Çocuk bile dinlemeden öldürüyor işkence edilir oldu. Hani her dinde hoşgörü vardı. Her din cana kast etmemeyi, masum çocuklara işkence edilmemesini öğretiyordu? Ne oldu? Şimdi orada binlerce insan öldürüldü, kadınlara tecavüz edildi, çocukların hali zaten malum... Bunlar oldu da boyumuz, boyunuz mu büyüdü? Yazık aslında Halep değil ölen biz ölüyoruz insanlığımız ölüyor. Unutmayalım ki ölümü bir gün her fani tadacak!

Peki bunları neden bura da mı paylaşıyorum?  Biliyorum ki sayfamı Türkiye dışından da bir çok ülke takip ediyor. Belki birileri okur da vicdanları sızlar. Evlat acısını anlarlar. Ailesiz kalmanın ne demek olduğunu, evladının cansız bedeni ile karşılaşmanın ya da gözlerinin önünde işkence edilmesi ne demek nasıl katlanılabilir bir durum belki anlarlar. Bir de yazacaklarım ve içimde biriktirdiklerim o kadar çok ki iki üç satır ile anlatmaya dayanamadım. İçim elvermedi. Resimleri gördükçe videoları izledikçe de içimizdeki acı dinmeyecek sanırım. İçimdeki öfkeyi, gözyaşlarını durduramıyorum bir türlü. Dualarım onlarla, iyi dileklerim onlarla... Allahım bu uğurda canını kaybeden tüm şehitlerimize de Allah rahmet eylesin.

Hiçkimsenin dini inancına, teninin rengine, ırkına müdahale edilmedi güzel bir dünyada yaşamak dileği ile.











































Paylaş:

 
ÜSTTE ÇIK
Copyright ©Tüm Hakları Saklıdır.izinsiz kullanılamaz. 29.02.2016 Emelce Lezzetli Anlar .