Son yazılar

10/08/2016

PATRONLARA SEVGİLERİMLE... ( TRAJİKOMİK BİR ANI )

Sadece üzgünsün öyle mi? konulu gerçek bir hikayeyi anlatan yazıma BURADAN ulaşabilirsiniz.
Yaşlılık lekesi ve bitkisel çözümü hakkındaki yazıma BURADAN ulaşabilirsiniz.


  Merhabalar iş yaşamı hemen hemen hepimizin hayatında mutlaka yerini iyi ya da kötü, komik anılarla yer almıştır. Artık klasik haline gelmiş şekilde başvurular yapılır ardından ön görüşme ve teklif aşaması birbirini izler. Aslında başvurularda iki taraf da birbiriniz değerlendirir. Olur yanlar varsa ikinci görüşme yapılır ve teklif ya kabul edilir ya da reddedilir. Ya da tam tersi şekilde ya teklif aşaması gerçekleşir ya da başka adaylar değerlendirilir.  İşte bende bu gün iş yaşamımda karşılaştığım evet yukarıda yazdığım gibi trajikomik bir gerçeği paylaşmak istedim sizlerle. Olur ya belki sizin de böyle bir şey başınıza gelebilir ve böyle bir soru ile karşılaşabilirsiniz. Şimdi gelelim asıl konuya.
    Geçen günlerde bir iş görüşmesine katıldım. Alanımdan farklı bir alan için... Aslında kabul edeceğim bir iş türü değildi ama sırf beni yönlendiren kişiye mahçup olmamak için gittim. Görüşme iyi başladı aslında. Kendi alanımda CV min dolu olduğunun görüştüğüm firma yöneticiside elbetteki farkındaydı. Ben sonradan onun sergilediği tavırları egosuna yenilmiş bir yönetici olarak değerlendirdim aslında. Bakalım siz ne düşüneceksiniz?
Birden muhteşem bir İngilizce konuşmaya başladı. Evet İngilizcem konuşma olarak yok değil fakat tıbbi terimler kullanarak konuşmak ayrı kendini tanıtacak halini vaktini anlatacak kadar İngilizce konuşmak ayrı elbetteki. Bu konuda doğrular saklanamaz. İngilizce olarak kendisini çok anlayamadığımı İngilizcemin çok çok ileri düzeyde olmadığını belirttim. Ardından geldi 2. test. Rögar kapakları neden yuvarlaktır? Soru karşısında şaşkınlığımı gizleyemedim elbette ve açıkcası kendi iş alanımla tecrübemle ilgili soru bekliyordum açıkcası diyebildim. Hadi şimdi düşünün bakalım RÖGAR KAPAKLARI NEDEN YUVARLAKTIR? Kendimce cevaplar vermeye akıl yürütmeye çalıştım. Bir de karşımdaki kişinin bu soruya doğru cevap vermenizi beklemiyorum zaten bunu kimse bilemez demesi beni biraz sinirlendirdi. Ama profösyonel davranarak gülümsememi hiç bozmadım. Ardından başka bir soru sordu? 400 lira ödemesi olan bir hasta % 15 indirim istiyor ne kadar indirim yaparsın? Durdum ve cevabı bildiğim halde kişinin o tavrı ve küstah yaklaşımı beni sinirlendirdiği için bilmiyorum dedim. Bir de dalga geçer gibi hesap makinası kullanabilirsin dedi, gülümsedim gerek yok dedim. Çıkarkende yine tavrımı saygımı bozmayarak ilginiz için teşekkür ediyorum dedim ve ayrıldım oradan.
Ardından uzun süre düşündüm ve sorunun cevabını internette araştırdım. Ama önce bu olay üzerine yoğunlaşmanızı düşüncelerinizi bilmek istiyorum. Bu görüşme bana tamamen kişinin kendi egolarını tatmin etmesinden ibaret gibi geldi. Gelin birlikte bir değerlendirme yapalım isteseniz. Şöyle yapalım önce bu soruyu soran kişi evet eğitimli ve tecrübeli bir kişi bu belli. Fakat işe alacağı kişiye o kadar üst düzey görevler yüklemeyecek. Hani bir laf vardır ya " ben bir lafa bakarım bir de söyleyene diye" bende burada bir soruya baktım bir de vereceği maaşa. Asgari ücretle çalıştıracakmış ama Microsoft ve Google firmalarının milyon dolarlar vererek işe aldığı kişilere sorduğu sorulardan soruyor. Burada maksat akıl yürütmek ise sen de bana milyon dolarlar ver ve bu soruyu sor. Bilemezsem işte o zaman ben kaybederim. O gün bana soruyu soran kişi kendini Bill Gates zannetmiş olmalı. Beni asıl şaşıdan asgari ücret vereceği birinde bu soruyu doğru cevaplayacak zekayı araması oldu. Bu düşüncem sadece benim için değil tüm başvuruya gelen kişiler için geçerli elbetteki. Bir de, bende o kişiden internetten araştırarak bulduğu klasik sorularla işi yürütüyor olmasını değil kendi zekası ile yeni sorulara üreterek karşımıza çıkmasını beklerdim. :) İşte böyle trajikomik bir anıyla ayrıldım o gün oradan.
Patronlar, şirket insan kaynakları bir kişiyi işe alırken şunu unutuyorlar seçim kararı sadece sizlere ait değildir. İşe alma kararları olduğu kadar işe girme kararları denen bir şey de var. Görüşmeye gelen kişiler sizin işlerinizi yürütmek için geliyorlar. Yani siz onlara boş otursunlar diye para ödemeyeceksiniz, ödemiyorsunuzda. Para veriyorsanız karşılığında emek olarak alıyorsunuz. İşinizi ben yapmazsam o yapmazsa paranız ne kadar değerli olur ki? Kaliteli iş istiyorsanız kaliteli para vermelisiniz. Bu şekilde üç kuruşa çalışsın ama tüm hamallığı yapsın derseniz yarı yolda kalırsınız.
Şimdi gelelim o günün olay sorusunun cevabına, dünyadaki basınç en iyi yuvarlak şekiller tarafından emilirmiş ve üretilmeli kolay olduğu için şekil olarak tercih edilirlermiş. Yuvarlak kapak elinizden düştüğünde delikten içeri düşme olasılığı sıfırdır ama üçgen ya da kare olduğunu dikdörtgen olduğunu düşünürsek köşeler şans eseri yerine oturursa içeriye düşme olasılığı oldukça yüksekmiş. İşte böyle. Bir gün siz de böye bir soru ile karşılaşır ya da Bill Gates tarafından aranıp Microsoft ya da Google tarafından iş görümcesine çağırılırsanız bu sorunun cevabını mutlaka öğrenmeden gitmeyin. Hı bir de bu şirketlerin başka soruları da oluyormuş elbet. Ne mi o sorular?
Bu arada rögar kapakları ile ilgili sorunun cevabını tek kişi bilmiş ve şu an Microsoft firmasında üst düzey yönetici olarak çalışmaktaymış. Adam 1300 lira ücret almıyordur sanırım. 😝
5 yaşı daki bir çocuğa veri tabanını nasıl anlatırsınız?
Sadece 2 tuşu olan bir kumanda nasıl yapardınız?
Astronotlar için kahve makinası Nasıl yaparsınız?
Kör bir insanla cep telefonu tasarlayın.
Bir paraşüt tasarlayın.
Otostopçu için GPS tasarlayın.

Bilgi ve sevgi dolu günler...

Paylaş:

 
ÜSTTE ÇIK
Copyright ©Tüm Hakları Saklıdır.izinsiz kullanılamaz. 29.02.2016 Emelce Lezzetli Anlar .